Anasayfa › Web Tasarım
Web Tasarım
Web tasarım, yalnızca görünen sayfayı çizmek değildir; ekran okuyucuyla gezen ziyaretçi, form gönderildikten sonra açılan sayfa, taslağın size sunuluş biçimi ve eski içeriğin ayıklanması da tasarımın konusudur.
Web Tasarım Ekran Okuyucu Kullanan Bir Ziyaretçiyi Nasıl Hesaba Katar?
Çoğu telefonun ayarlarında, ekrandaki her şeyi yüksek sesle okuyan bir seçenek bulunur. O seçenek açıkken, gözleriniz kapalı, kendi sitenizde telefon numaranızı aradığınızı düşünün. Telefon konuşmaya başlar: “bağlantı, bağlantı, resim, düğme, resim…” Hangi bağlantı, neyin resmi, ne yapan düğme? Görmeyen ya da az gören bir ziyaretçi sitenizi böyle dinler. Web tasarım, sayfayı bu ziyaretçinin kulağına göre de kurar.
Bu seçeneğin adı ekran okuyucudur: ekranda yazanı ve düğmelerin adını seslendiren yazılım. Kullanan kişi her satırı dinlemez; çoğu zaman önce başlıkları saydırır ve ilgilendiği bölüme geçer. Başlıklar koda başlık olarak işlenmiş ve sırayla dizilmişse sayfanın dökümü birkaç saniyede kulağa gelir. Yalnızca harfleri büyütülmüş satırlar bu dökümde yer almaz; o ziyaretçi için sayfa, başı sonu belirsiz tek bir uzun konuşmaya döner.
Resimler için tek bir cümle yazılır: karede ne olduğu. “Paketleme bandında boylanan elmalar” diyen bir açıklama, karenin ne gösterdiğini dinleyene söyler; açıklaması olmayan resimde ekran okuyucu kimi zaman dosyanın adını, bir dizi harf ve rakamı okur. Düğmelerde aynı kural geçerlidir. Üzerinde yalnızca bir ok ya da bir büyüteç çizili düğmenin, kodda “ara” ya da “menüyü aç” gibi bir adı bulunmalıdır.
Formlar en çok takılınan yerdir. Kutunun içine silik harflerle yazılan ve ilk harfle birlikte kaybolan “Adınız” yazısı, kutunun gerçek adı sayılmaz; ekran okuyucu onu her zaman okumaz, gören ziyaretçi de birkaç kutu sonra neyin sorulduğunu unutur. Her kutunun, kodda kendisine bağlanmış kalıcı bir etiketi, yani adı olmalıdır. Ziyaretçi kutuya geldiğinde yazılım “telefon numaranız, yazı alanı” der; kişi ne yazacağını bilir.
Bir sınama daha vardır: fareyi bir kenara koyup siteyi yalnızca klavyeyle gezmek. Ekran okuyucu kullananlar ve elini rahat kullanamayan birçok kişi sayfada tuşlarla ilerler. Klavyedeki sekme tuşuna her basışta sıradaki bağlantı ya da düğme seçilmeli, seçilenin çevresinde belirgin bir çerçeve görünmelidir. Açılan menü tuşla kapanabilmeli, hiçbir pencere ziyaretçiyi içine hapsetmemelidir. Fareyle ulaşılan her şeye tuşla da ulaşılabilmelidir.
Bu özen yalnızca görmeyene yaramaz. Parlak güneşte ekranı güç seçen sürücü, gözlüğünü evde unutan esnaf, bağlantısı zayıf, resimleri açılmayan üretici aynı düzenden yararlanır; arama motoru da aynı etiketleri okur. İlk bakışımıza sağlama deriz: site çalışır görünür, sağlama bunu karşı yönden bir kez daha dener. Web tasarım sağlamasında bir sayfanın klavyeyle gezilip gezilemediği de denenir; sağlama kâğıdına tuttu ya da tutmadı yazılır.
Form Gönderildikten Sonra Açılan Sayfa ve Hata İletileri Neden Tasarımın Parçasıdır?
Otoyol kenarındaki bir nakliyecinin sitesinden yük için fiyat soran tüccar formu doldurur ve “Gönder” düğmesine basar. Sayfa bir an titrer; aynı form, boş kutularıyla yeniden görünür. Mesaj gitti mi, gitmedi mi? Bir ileti yoktur, bir işaret yoktur. Tüccar ya formu ikinci kez doldurur ya da vazgeçip başka bir nakliyeciye yazar. Tasarım o düğmede bitmiş sayılmıştır; oysa ziyaretçinin bekleyişi orada başlar.
Gönderimden sonra açılan sayfa üç şey söyler. Birincisi açık bir onaydır: mesajınız bize ulaştı. İkincisi kimin, ne zaman döneceğidir; ama yalnızca gerçekten yapılan yazılır. Hafta içi akşama kadar dönülüyorsa o yazılır; “hemen arayacağız” deyip iki gün aramamak, hiçbir şey yazmamaktan kötüdür. Üçüncüsü acelesi olana bir yoldur: beklemek istemezseniz şu numaradan bize ulaşabilirsiniz. Üç cümle, belirsizliği ortadan kaldırır.
Onayın bir de kalıcı hâli olmalıdır. Ziyaretçi e-posta adresini verdiyse yazdıklarının bir örneği o adrese de gönderilir: hangi gün, ne sormuş, kime ulaşmış. Günler sonra “ben size yazmıştım” diyen müşterinin elinde gösterebileceği bir kayıt bulunur; siz de aynı kaydı kendi tarafınızda bulursunuz. Çiftehan’da bir kaplıca otelinden oda ayırtmak gibi işlerde bu örnek bir kayıt numarasıyla gelirse telefonda konuşmak kolaylaşır.
Hata iletisi ayrı bir yazı işidir. “Bir hata oluştu” cümlesi kimseye yol göstermez. İyi bir ileti hangi kutuda neyin eksik olduğunu söyler: “Telefon numarasında bir rakam eksik görünüyor.” İleti sayfanın tepesinde değil, ilgili kutunun yanında durur. En önemlisi, ziyaretçinin o ana kadar yazdıkları silinmez. Uzun bir mesajı tek bir yanlış yüzünden baştan yazmak zorunda kalan kişi çoğu zaman yazmaz.
Hata yalnızca renkle gösterilmez. Kutunun çerçevesini kırmızıya boyamak, renkleri ayırt edemeyen ziyaretçiye de sayfayı dinleyen ziyaretçiye de bir şey söylemez. Kırmızının yanına bir işaret ve bir cümle gelir. Aynı ölçü başarı için de geçerlidir: yeşil bir çizgi yetmez, “mesajınız gönderildi” yazmalıdır. Gönderim sürerken düğmenin “gönderiliyor” yazıp kilitlenmesi de ikinci kez basılmasını önler; aynı mesaj iki kez gitmez.
Bu ekranlar çoğu taslakta yer almaz, çünkü taslak her şeyin yolunda gittiği günü gösterir. Web tasarım işinde onay sayfası, onay e-postası ve hata iletileri de ayrıca çizilir ve yazılır. Sağlamada form bir kez doğru, bir kez bilerek eksik doldurulabilir; kâğıda iki satır düşer. Tutmayan satır, siz onaylayınca aylık düzeltme listesine yazılır; iş bitince sağlama yinelenir ve iki kâğıt yan yana konur.
Tasarım Taslağı Size Nasıl Sunulur, Kaç Tur Değişiklik Olağandır?
Taslak, yani sitenin kurulmadan önceki çizimi, ilk kez açıldığında herkes bürodaki büyük ekrana bakar; oysa müşterilerin çoğu o sayfayı avucundaki telefonda görecektir. Bu yüzden taslağa telefon görünümünden başlamak iyi bir alışkanlıktır: önce dar ekran, sonra geniş. Dar ekranda yer azdır; neyin önce geleceğine karar vermek zorunda kalırsınız. Orada verilen karar, geniş ekrandaki düzeni de çoğu zaman kendiliğinden toparlar.
Taslak, gerçek yazı ve gerçek fotoğrafla sunulduğunda bir anlam taşır. Anlamsız doldurma metinlerle ve hazır fotoğraflarla kurulmuş bir sayfa her zaman güzel görünür; çünkü yazının uzunluğu da fotoğrafın konusu da çizime göre seçilmiştir. Sizin başlığınız ise üç satır tutar, fotoğrafınız yatay değil dikeydir, hizmet adlarınız uzundur. Gerçek malzeme konduğunda düzenin bunu taşıyıp taşımadığı görülür; sorun yayından sonra değil, taslakta çıkar.
Taslak size çoğunlukla bir bağlantıyla ya da bir görüşmede ekran paylaşılarak gösterilir. Bakarken beğeniden önce işe bakmak yararlıdır: ziyaretçi ne yaptığınızı ilk ekranda anlıyor mu, telefon numarası görünüyor mu, en çok sorulan şeyin cevabı kolay bulunuyor mu? Renk ve yazı tipi hakkındaki görüşler de değerlidir; ama “bu maviyi sevmedim” ile “fiyat sayfasını bulamadım” aynı ağırlıkta değildir. İkincisi önce ele alınır.
Görüşlerin nasıl toplandığı, işin süresini belirler. Söz hakkı olan herkes, yani ortak, eş, satıştaki arkadaş, taslağı aynı günlerde görür; görüşler tek bir listede birleştirilir ve tasarımcıya bir kerede iletilir. Pazartesi bir mesaj, çarşamba ortağın telefonu, cuma günü öncekiyle çelişen yeni bir istek gelirse her biri ayrı bir tur olur. Birbirini tutmayan iki görüşten hangisinin geçerli olduğuna işletme karar verir.
Tur, taslağın bir kez gözden geçirilip düzeltilmesidir. Kaç tur olağandır? İyi hazırlanmış işlerin çoğu birkaç turda yerine oturur: ilkinde büyük parçalar, sonrakinde ayrıntılar konuşulur. Tur sayısı uzuyorsa neden çoğu zaman çizimde değil, başta konuşulmamış bir konudadır: kimin karar vereceği, sitenin kime sesleneceği, hangi sayfaların bulunacağı. Tur sayısının ve bedele nasıl yansıdığının işe başlamadan yazıya geçirilmesi iki tarafı da rahatlatır.
Düzeltme ile yeni iş arasındaki çizgi baştan çekilir. Onaylanan taslaktaki bir başlığın yerini değiştirmek, bir fotoğrafı yenilemek, bir rengi açmak düzeltmedir. Taslakta hiç bulunmayan bir sayfa, sonradan istenen bir sipariş bölümü ya da yabancı dilde bir bölüm ise yeni iştir; ayrıca konuşulur. Web tasarım işinde yazı, çizim ve kod bizde tek ekibin elindedir; bir düzeltmenin öteki ikisine etkisi aynı masada görülür.
Eski Sitedeki Yazılar ve Fotoğraflar Yenisine Taşınırken Neler Ayıklanır?
Ev taşınmadan önce dolaplar açılır, her şey ortaya dökülür ve üç yığın oluşur: gelecek olanlar, onarılıp gelecek olanlar, geride kalacak olanlar. Yıllardır açılmamış koliler yeni eve taşınırsa orada da açılmaz. Site yenilenirken aynı ayıklama yapılır. Eski sitedeki her yazıyı ve fotoğrafı olduğu gibi yenisine aktarmak, kolileri açmadan taşımaktır: yük çoğalır, yeni evin düzeni daha ilk günden bozulur.
İlk iş dökümdür: eski sitenin sayfaları tek bir çizelgeye yazılır. Her sayfanın karşısına üç bilgi konur: son bir yılda ziyaret almış mı, başka sitelerden bağlantı almış mı, içindeki bilgi bugün de doğru mu? Ziyaret bilgisi sitedeki sayaçtan ve Google’ın site sahipleri için hazırladığı ücretsiz panelden okunur. Döküm çıkmadan verilen “hepsini taşıyalım” ya da “hepsini silelim” kararı göz kararıdır.
Çizelge üç yığına ayrılır. Hâlâ ziyaret getiren sayfalar korunur ve elden geçirilir: adresi ve ana konusu değişmez, eksikleri tamamlanır. Konusu geçerli ama bilgisi eskimiş sayfalar yeniden yazılır; beş yıl önceki çalışma saatleri, artık yapılmayan bir hizmet, işten ayrılmış bir ustanın adı düzeltilir. Ne ziyaret alan ne bağlantı taşıyan ne de bugün bir şey söyleyen sayfalar geride bırakılır.
Kampanya sayfaları ayrı bir yığındır. Üç yıl önceki bayram indirimi, bitmiş bir etkinliğin duyurusu, geçmiş bir sezonun fiyat listesi birçok sitede hâlâ yayındadır ve aramadan gelen ziyaretçiyi yanıltır. Her yıl yinelenen bir kampanyanın sayfası tutulur; tarihi ve koşulları güncellenir. Bir kez yapılmış olanlar emekliye ayrılır. Haber değeri taşıyan eski duyurular, tarihleri açıkça görünecek biçimde bir arşiv başlığı altında kalabilir.
Fotoğraflar da ayıklanır. Eski sitenin dar alanlar için küçültülmüş kareleri yeni tasarımın geniş alanlarında bulanık çıkar; bunların asılları aranır ya da yenileri çekilir. Bir de artık doğru olmayan fotoğraflar vardır: Niğde merkezde çıktığınız eski dükkânın önü, sattığınız aracın üzerindeki yazı, yanınızdan ayrılmış çalışanların yüzleri, yenilenmeden önceki salon. Güzel çekilmiş olmaları tutulmalarına yetmez; fotoğraf bugünü göstermelidir.
Adresi değişen her sayfanın eski adresi yenisine bağlanır, eski bağlantıya dokunan boşa düşmez; ayrıntısı başka bir sayfanın konusudur. Web tasarım çalışmasında ayıklama çizimden önce biter, çünkü kaç sayfanın kalacağı tasarımı belirler. Sağlama bu döküme bir başlangıç verir: sayfalarınız dışarıdan, şifre istemeden açılıp okunur. Sitenizin adresini iletin; sağlamasını ücretsiz yapalım, sağlama kâğıdında hangi sayfanın tuttuğunu, hangisinin tutmadığını birlikte görelim.
Müşterilerim arasında görmeyen biri olduğunu sanmıyorum; bu özen benim sitem için de gerekli mi?
Sitenizi kimin nasıl okuduğunu çoğu zaman bilemezsiniz; görmeyen ya da az gören bir müşteri bunu size söylemeden başka bir siteye geçer. Üstelik aynı düzen, güneşte ekranı seçemeyen, yaşı ilerlemiş ya da bağlantısı zayıf olan herkese yarar. Başlıkları sıraya koymak, resimlere bir cümle yazmak ve kutuları etiketlemek küçük, bir kez yapılan işlerdir.
Form gönderilince ayrı bir teşekkür sayfası mı açılmalı, yoksa aynı sayfada bir yazı çıkması yeter mi?
İkisi de olur; önemli olan onayın gözden kaçmamasıdır. Ayrı sayfanın bir üstünlüğü vardır: formu gerçekten kaç kişinin gönderdiği, o sayfanın kaç kez açıldığına bakılarak kolayca sayılır. Aynı sayfada çıkan yazı ise ziyaretçiyi yerinden oynatmaz; yeter ki formun durduğu yerde, büyükçe görünsün ve sayfayı dinleyen ziyaretçiye de okunsun.
Taslağı eşime, ortağıma ve muhasebecime gösterdim; üçü ayrı şey söylüyor, hangisini ileteyim?
Üçünü de yazın, ama tasarımcıya iletmeden önce kendi aranızda tek listeye indirin. Birbirini tutmayan görüşlerde ölçü müşteridir: sitenize gelen kişi hangisiyle aradığını daha kolay bulur? Beğeniye dayanan görüşleri bir yana, işe dayananları öbür yana ayırın. Tasarımcıya çelişkisiz tek bir liste gitmesi turu kısaltır; son kararı sizin vermeniz gerekir.
Geçen yılların kampanya sayfalarını kaldırırsam o sayfalardan gelen ziyaretçiyi kaybetmez miyim?
Önce o sayfaların gerçekten ziyaret alıp almadığına bakılır; birçoğu almıyor olabilir. Ziyaret alan sayfa yayından kalkmaz: kampanya her yıl yineleniyorsa güncellenir, yinelenmiyorsa ziyaretçiyi bugünkü karşılığına, örneğin güncel fiyat sayfasına götüren bir yönlendirme konur. Böylece yıllar önceki bağlantıdan gelen ziyaretçi boş bir ekran yerine bugün geçerli olan bilgiyi bulur.