Anasayfa › Site Dışı SEO
Site Dışı Seo
Site dışı SEO, sitenizin dışında kalmış izleri toplar: silinmiş sayfalarınıza verilmiş eski bağlantılar, bıraktığınız alan adı, konuk olduğunuz söyleşiler ve ilan sitelerindeki ilanlarınız bu işin malzemesidir.
Site Dışı SEO Silinmiş Sayfalarınıza Verilmiş Eski Bağlantıları Nasıl Geri Kazanır?
Eski bir telefon rehberinde adınızın karşısında, çoktan kapattığınız hattın numarası yazar. Rehberi açan kişi sizi arar; hat çalmaz. Kusur ne rehberdedir ne arayandadır. Sitenizi yenilediğinizde aynısı olur: bir birliğin üye sayfası, bir haber, bir müşterinin yazısı eski adresinizi göstermeyi sürdürür; o adres ise artık yoktur. Site dışı SEO’nun konusu, başkalarının sayfalarından size açılan yollardır; ilk işi çoğu zaman bu susmuş hatlardır.
Yenileme sırasında adresler değişir: “urunler/yemeklik-patates” gider, yerine “patates/yemeklik” gelir. Sitenin içindeki bağlantılar, yani dokunulunca başka bir sayfaya götüren satırlar yeni adreslere göre düzeltilir; başkalarının sitelerindekilere ise kimsenin eli yetmez. Yıllar önce bir tarım yazısında, bir üretici birliğinin listesinde verilmiş bağlantı olduğu gibi durur ve eskiyi gösterir. Dokunan kişi “sayfa yok” yazısına varır; verilmiş tavsiye boşa düşer.
Bu adresleri bulmak tahmine kalmaz. Google’ın site sahipleri için hazırladığı ücretsiz panelde, istenmiş ama bulunamamış adreslerin listesi durur. Aynı panel, başka sitelerden gelen bağlantıların hangi sayfalarınızı gösterdiğini de yazar. İki liste karşılaştırılır: hem bulunamayan hem de başkalarının gösterdiği adresler, geri kazanılacak olanlardır. Panel sizin hesabınızdadır; listeyi siz alırsınız ya da çalışma başlayınca bize okuma izni verirsiniz.
Listedeki her adres için tek soru sorulur: bu sayfanın bugünkü karşılığı hangisi? Eski yemeklik patates sayfasına verilmiş bağlantı, yeni patates sayfasına yönlendirilir. Yönlendirme, eski adrese gideni bekletmeden yenisine geçiren kuraldır. Kestirme yol hepsini anasayfaya bağlamaktır; işe yaramaz: okur patates ararken kendini karşılama ekranında bulur, arama motoru da konusu tutmayan böyle bir yönlendirmeyi hesaba katmayabilir.
Bu işin iyi yanı, kimseden bir şey istenmemesidir. Bağlantı yıllar önce, yaptığınız iş beğenildiği için verilmiştir; hak edilmiştir. Yeni bağlantı satın alınmaz, kimseye rica mektubu yazılmaz, karşı sitenin sahibinden bir değişiklik beklenmez. Yapılan tek şey, kendi sitenizde kopmuş olan yolu onarmaktır. Bağlantıyı veren site dilerse adresi günceller; güncellemese de ona dokunan ziyaretçi artık doğru sayfaya varır.
Aramalardaki etkinin ne zaman belireceğine söz verilemez; arama motoru yönlendirmeleri kendi sırasıyla yeniden okur. Ziyaretçi için fark ilk günden başlar. Sitenizin sağlamasını ücretsiz yaparız: hesaptaki gibi, doğru görünen sonucu bir de tersinden yoklarız. Dışarıdan görülebilen eski adresleriniz denenir. Sağlama kâğıdında her adresin bir satırı olur; satır ne denendiğini, tutup tutmadığını, ne yapılacağını söyler. Site dışı SEO düzeltme listesi bu satırlarla açılır.
Bıraktığınız Eski Alan Adı Size Hâlâ Ne Kazandırır, Ne Kaybettirir?
Bor’da deri işleyen bir atölye yıllarca uzun bir alan adıyla tanındı; alan adı, sitenin adres çubuğuna yazılan adıdır. Sonra daha kısa bir ad alındı, site oraya taşındı. Eski ad ise kartvizitlerde, eski kataloglarda, ambalajların üstünde ve müşterilerin belleğinde kaldı. Yenileme zamanı gelince atölyenin sahibi sorar: artık kullanmadığımız bu adı elde tutmaya değer mi, yoksa bırakalım mı?
Çoğu zaman değer. Eski ad üç yerde yaşamayı sürdürür: basılı kâğıtlarda, insanların alışkanlığında ve başkalarının sitelerinde size verilmiş bağlantılarda. Ad elinizde durduğu ve her adresini yeni sitedeki karşılığına yönlendirdiği sürece, eski kartviziti okuyan da eski bir yazıdaki bağlantıya dokunan da doğru sayfaya varır. Yıllar içinde biriken tanınmışlık yeni ada böyle aktarılır; ne kadarının geçtiği ise dışarıdan ölçülemez.
Yenilenmeyen ad bir süre sonra boşa çıkar ve isteyen herkes onu kendi üzerine kaydedebilir. Geçmişi olan adları toplayan kişiler vardır; aldıkları adın altına ilgisiz ilanlar, bahis sayfaları, kimi zaman eski sitenizin bir taklidini koyabilirler. Eski kartvizitinizdeki adresi yazan müşteri o sayfaya düşer ve sizinki sanır. Adı sonradan geri almak çoğu zaman pahalıdır, kimi zaman da olanaksızdır.
Bir ayrıntı daha vardır: eski ada bağlı e-posta adresleri. Müşterilerin rehberinde, eski tekliflerin altında o adres yazılıdır. Ad başkasına geçerse, o adrese yazılan mesajlar da yeni sahibinin eline ulaşabilir. Bu yüzden ad bırakılacaksa önce e-postalar taşınır, yazışılan herkese yeni adres duyurulur, eskisine gelenler bir süre yeni kutuya aktarılır. Adı bırakmak, anahtarı kapının üstünde unutmak gibi olmamalıdır.
Tersi de görülür: işletmenin iki üç alan adı vardır ve hepsi aynı siteyi açar. Kısa ad, uzun ad, Türkçe harfli ad; üçünde de aynı sayfalar, aynı yazılar. Arama motoru bunları birbirinin kopyası üç ayrı site gibi görebilir ve sonuçlarda hangisine yer vereceğini kendisi seçer. Doğrusu, adlardan birini asıl saymak ve ötekileri ona yönlendirmektir: hangisi yazılırsa yazılsın, adres çubuğunda aynı ad belirir.
Hangi adın asıl olacağı bir kez seçilir ve her yerde o yazılır: tabelada, faturada, harita kaydında, sosyal medya hesaplarında. Site dışı SEO sağlamasında elinizdeki adlar adres çubuğuna yazılır: her biri asıl adrese varıyor mu, yolda kaç kez aktarılıyor, eski sayfalar karşılığını buluyor mu? Sağlama kâğıdında her ad bir satırdır. Tutmayanlar düzeltme listesine girer; yenileme tarihlerini bir takvime yazmak da işin parçasıdır.
Bir Söyleşiye, Panele ya da Yerel Yayına Konuk Olmak Adınızı Nerelere Taşır?
Kış girmeden bir üretici toplantısı yapılır; besicilik yapan bir çiftlik sahibi yarım saat kışlık yem hazırlığını anlatır, soruları cevaplar, evine döner. Onun için iş bitmiştir. İnternette ise yeni başlamıştır: toplantıyı düzenleyen kurum programı sitesine koymuş, konuşmacının adını ve işletmesini yazmıştır. Yerel bir yayın toplantıyı haber yapmış, kaydı da bir video sitesine yüklenmiştir. Tek bir konuşma, üç ayrı sayfada ad bırakmıştır.
Böyle fırsatlar sanıldığından sıktır: Niğde merkezde meslek odasının düzenlediği bir bilgilendirme toplantısı, üniversitede öğrencilerle yapılan bir meslek söyleşisi, yerel radyonun sabah kuşağı, bir kooperatifin yıllık buluşması, bir sergi açılışındaki kısa konuşma. Düzenleyenler konuşmacı bulmakta zorlanabilir; işini bilen ve derdini anlatabilen birine kapı açıktır. Davet beklemek gerekmez; konuşabileceğiniz konuyu iki cümleyle yazıp düzenleyene iletmek çoğu zaman yeter.
Hazırlığın internete bakan yanı küçüktür ama sık atlanır. Düzenleyen sizden bir tanıtım ister; o an aklınıza geleni söylerseniz programa o yazılır: belki adınız yanlış, işletmeniz eksik. Önceden hazırlanmış iki satır işi çözer: adınız, işletmenizin tabeladaki adı, ne iş yaptığınız ve site adresiniz. Aynı iki satır her seferinde verilir; böylece programda, haberde ve kaydın açıklamasında adınız hep aynı biçimde geçer.
Konu, gerçekten bildiğiniz bir şey olmalıdır. Soğuk hava deposu işleten biri elmanın depoda nasıl bekletildiğini, bir nakliyeci yükün yola nasıl hazırlandığını, bir dağ rehberi yürüyüşten önce nelere bakıldığını anlatır. Satış konuşması yapan konuk bir daha çağrılmaz; dinleyenin işine yarayan bir şey anlatan ise hatırlanır. Bilmediğiniz bir soruya “bilmiyorum, öğrenip yazarım” demek, uydurma bir cevaptan daha çok güven kazandırır.
Kazanç, tanınmaktır. Dinleyenlerden biri aylar sonra bir depoya ihtiyaç duyduğunda adınızı hatırlar ve arama kutusuna yazar. Düzenleyenin sayfası sitenize bağlantı verirse bu iyi bir yan üründür; vermezse de adınızın işinizle birlikte anılması boşa gitmez. Bağlantı koparmak için konuşulmaz. Düzenleyenden istenebilecek tek şey, adınızın ve işletmenizin doğru yazılmasıdır; yanlış yazılmışsa düzeltilmesini istemek yerindedir.
Konuşmanın bir de sizin sitenizde yeri olmalıdır. Anlattıklarınızın kısa bir özeti, varsa kaydın bağlantısı ve etkinliğin adı tek bir sayfada durur; sizi arayan kişi o sayfayı bulur, düzenleyen de dilerse oraya bağlantı verir. Site dışı SEO çalışmasında tanıtım satırlarınız birlikte hazırlanır. Sağlama yinelendiğinde yeni kâğıtta, adınızın başka sitelerde geçtiği yerler alanında, bu sayfalar yeni satırlar olarak belirir.
İlan Sitelerine Verdiğiniz İlanlar Sitenize Nasıl Yol Açar?
Patates hasadından sonra bir üretici, patatesi boyuna göre ayıran makinesini satmak için ilan verir. Başlığı yazar, üç fotoğraf koyar, telefonunu ekler. Altunhisar’dan makineye bakmaya gelecek alıcı ilanı okur ve yola çıkmadan önce bir şey daha yapar: satıcının adını arama kutusuna yazar. Kimdir, işletmesi var mıdır, başka ne satar? İlanın sitenize açtığı yol tam orada, o ikinci aramada başlar.
O aramanın sizi bulması için ilandaki ad, tabeladaki adla aynı olmalıdır. Bir ilanda işletmenin tam adı, ötekinde kısaltması, üçüncüsünde yalnızca bir cep numarası yazıyorsa alıcı bunların aynı yer olduğunu çıkaramaz; arama motoru da çıkaramayabilir. Ad her ilanda aynı harflerle, telefon aynı biçimde yazılır. Küçük bir ayrıntıdır; ama yıllar içinde verilen onlarca ilan, adınızın internetteki en kalabalık izi olabilir.
Site adresinin ilana yazılıp yazılamayacağını ilan sitesinin kuralları belirler. Kimi site adrese hiç izin vermez; kimi yalnızca ücretli mağaza sayfalarında gösterir; kimi yazmaya izin verir ama dokunulur bağlantıya çevirmez. Kural neyse ona uyulur; adresi fotoğrafın köşesine gizlemek ya da harfleri aralıklı yazmak ilanın kaldırılmasına yol açabilir. Adres yazılamıyorsa işletmenin adı yeter; merak eden onu arama kutusuna yazar.
İlanın bir ömrü vardır. Makine satılır, dükkân kiralanır, mahsul biter; ilan ise kimi sitede yayında kalır. Satılmış bir makine için arayan kişi boşuna telefon açmış olur; bir daha gördüğünde işletmenin öteki ilanlarına da kuşkuyla bakar. Satış bitince ilan kaldırılır ya da satıldığı belirtilir; süren işlerde süresi dolmadan yenilenir. Yılda bir kez, verdiğiniz ilanları tek tek açıp bakmak iyi bir alışkanlıktır.
Beklentiyi doğru kurmak gerekir. İlan siteleri, ilanlardaki bağlantıları çoğu zaman kodda küçük bir notla verir; not, arama motoruna bu bağlantının sitenin kendi önerisi olmadığını bildirir. İlanı satıcı kendi yazdığı için bu olağandır. Yani ilan, bir başkasının sizi önermesi gibi sayılmaz. Kazanç başka yerdedir: ilanı gören alıcı adınızı arar, sitenize gelir, ne sattığınızı ve kiminle konuşacağını görür. İlan sizi övmez; arattırır.
İlandan gelen kişiyi sitede karşılayacak bir sayfa olmalıdır: işletme kimdir, nerededir, başka neler satar? İlandaki telefon ile sitedeki telefon aynı olmalıdır; alıcı ikisini karşılaştırır. Site dışı SEO sağlaması, adınız yazıldığında başka yerlerde ne çıktığına da bakar; eskimiş bir ilan çıkarsa sağlama kâğıdında bir satır olur. Site adresinizi bir satırla yazın; sağlamasını ücretsiz yapar, kâğıdı size yollarız.
Sitem yenilenirken eski adreslerin listesi tutulmamış; hangi sayfalarıma bağlantı verildiğini şimdi nasıl öğrenirim?
Liste kaybolmuş sayılmaz. Google’ın site sahipleri için hazırladığı ücretsiz panel, başka sitelerin hangi adreslerinizi gösterdiğini ve hangi adreslerin bulunamadığını ayrı ayrı yazar. İnternet arşivleri de sitenizin eski hâlini saklamış olabilir; eski menünüz oradan okunur. İki kaynak birleştirilince geri kazanılacak adreslerin önemli bölümü ortaya çıkar.
Artık kullanmadığım eski alan adının yenileme bedelini her yıl ödemeyi sürdürmeli miyim?
Ad basılı kâğıtlarınızda, ambalajlarınızda ya da başka sitelerin bağlantılarında geçtiği sürece elde tutmak akıllıcadır; bunun belli bir yıl sınırı yoktur. Yenileme bedeli, adın başkasının eline geçmesiyle doğacak karışıklığın yanında çoğu zaman küçük kalır. Bırakmaya karar verirseniz önce o ada bağlı e-posta adreslerini taşıyın ve yeni adresinizi yazıştığınız kişilere duyurun.
Topluluk önünde konuşmaktan çekinirim; yerime oğlum ya da ustabaşım çıksa işletmemin adı yine anılır mı?
Anılır; yeter ki tanıtım satırında işletmenin adı tabeladaki gibi yazılsın. Dinleyen için önemli olan, konuşanın işi bilmesi ve hangi işletmeden geldiğinin açık olmasıdır. Kimse konuşmak istemiyorsa yerel bir yayına verilen yazılı bir soru-cevap ya da kısa bir bilgi notu da işe yarar. Kimin çıkacağına, konuya kimin daha hâkim olduğuna bakarak karar verin.
Aynı ilanı beş ayrı ilan sitesine versem sitem bundan beş kat yarar görür mü?
Görmez. Aynı ilanın çoğalması alıcıya ulaşma olasılığını artırabilir, ama sitenize tavsiye sayılan bir şey eklemez. Üstelik beş ilanı güncel tutmak beş kat iştir; biri eski fiyatla ya da satılmış malla kalırsa güveni zedeler. Alıcılarınızın gerçekten baktığı bir iki siteyi seçmek, oralarda adı, telefonu ve fotoğrafı özenle girmek daha çok iş görür.