Anasayfa  ›  Site İçi SEO

Site İçi Seo

Site içi SEO, ziyaretçinin sitenizin içinde ne aradığına bakar; arama kutusuna yazılanları okumak, videoda anlatılanı yazıya dökmek, belgeleri yerine koymak ve bulunamayan adreste yol göstermek bu çalışmanın parçalarıdır.

Telefon ekranı: Site İçi SEO

Site İçi SEO Sitenin Kendi Arama Kutusuna Yazılanları Neden Okur?

Bir fidanlığın sitesindeki arama kutusuna yazılanları alt alta dizelim: “bodur elma”, “fidan fiyatları”, “kargo var mı”, “dikim zamanı”, “fiat listesi”. Her satır, bir ziyaretçinin menüye bakıp bulamadığı şeydir; bulsaydı yazmazdı. Kimse sormadan, müşterinin kendi sözcükleriyle bırakılmış bir eksikler listesidir bu. Sayfaların kendi içinde yapılan düzenlemeye site içi SEO denir; kutusu olan sitede bu iş çoğu zaman o listeyi okuyarak başlar.

Bu kayıt kendiliğinden tutulmayabilir; ziyaretleri sayan araçların çoğunda, kutuya yazılanları da saklayan bir ayar bulunur. Açıldığında liste üç şeyi gösterir. Birincisi eksik sayfadır: ziyaretçiler “kiralama” yazıyor, sitede ise bunu anlatan bir sayfa yok; oysa işi yapıyorsunuz. İkincisi yanlış addır: sayfa vardır, ama menüde başka bir sözcüğün arkasında durur. Üçüncüsü halkın verdiği addır: siz “besi yemi” dersiniz, müşteri “dana yemi” yazar.

En değerli satırlar, sonuç vermeyen aramalardır. Ziyaretçi bir sözcük yazmış, karşısına “sonuç yok” çıkmış ve çoğu zaman siteden ayrılmıştır. Her biri için bir karar verilir: bu işi yapıyorsanız sayfası yazılır; yapıyor ama başka adla anlatıyorsanız o sözcük sayfaya eklenir; yapmıyorsanız bunu açıkça söyleyen kısa bir not düşülür. Yanlış yazılmış aramalar da atılmaz; müşteri o sözcüğü demek ki öyle yazıyordur.

Kimi zaman sayfa vardır, kutu onu bulamaz. Arama yalnızca başlıklara bakıyordur; aranan sözcük ise yazının içinde geçer. Ya da kutu harfe takılır: “soğuk” yazanla “soguk” yazanı, “fidan” yazanla “fidanlar” yazanı ayrı tutar. Ziyaretçi için sonuç aynıdır: sitede olan şeyi yok sanır. Kayıtta sonuçsuz görünen aramalar bir de elle denenir; kusur sayfada değil kutudaysa, düzeltilecek olan kutunun ayarıdır.

Her siteye arama kutusu gerekmez. Beş altı sayfalık bir sitede ziyaretçi menüye bakarak her şeye ulaşır; kutu orada yer tutar ve boş sonuç ekranları üretir. Kutu, sayfa çoğaldığında anlam kazanır: yüzlerce ürün satan bir internet mağazasında, yazıları yıllardır biriken bir sitede, onlarca fidan çeşidini ya da yedek parçayı listeleyen bir katalogda. Kutusu olmayan sitede aynı bilgiyi, müşterilerin telefonda sordukları verir.

Kayıt her gün okunmaz; yılda birkaç kez, mevsim dönerken bakmak yeter, çünkü hasat zamanı aranan ile kışın aranan aynı değildir. İlk bakışımızın adı sağlamadır: site çalışıyor görünür, sağlama gerçekten çalışıyor mu diye dener; ücretsizdir. Kutunuza müşterinin yazabileceği sözcükler yazılır. Sağlama kâğıdında her deneme bir satırdır: ne denendi, tuttu mu, ne yapılacak. Site içi SEO işleri bu satırlardan düzeltme listesine geçer.

Videoda ya da Ses Kaydında Anlatılanı Yazıya Dökmek Sayfaya Ne Katar?

Aladağlar’da rehberlik yapan biri, yürüyüşe çıkmadan önce çantaya neler konacağını on dakikalık bir videoda anlatmış ve sitesine yerleştirmiş. Anlattıkları doğrudur, yerindedir; ne var ki sayfada videonun altında tek satır yazı yoktur. Arama motoru o sayfaya geldiğinde bir oynatıcı ile bir başlık görür. On dakika boyunca söylenen her şey, oynat düğmesinin arkasında, yazıya dökülmemiş olarak bekler.

Arama motorları görüntüyü ve sesi anlamakta ilerliyor; yine de bir sayfanın neyi anlattığını en rahat yazıdan çıkarırlar. Videoda geçen “uyku tulumu”, “kaya düşmesi”, “su kaynağı” sözleri yazıya geçmediyse, bunları arayan kişinin önüne o sayfanın çıkması için pek bir dayanak kalmaz. Ses kayıtlarında, söyleşilerde, sunum görüntülerinde durum aynıdır: söylenen söz, yazılmadıkça sayfanın metni gibi okunmayabilir.

İki yol vardır. Kısa yol özettir: videonun altına, anlatılanı sırasıyla veren birkaç paragraf ve ara başlık yazılır; hangi dakikada neyin anlatıldığı da eklenebilir. Uzun yol tam dökümdür: söylenenlerin hepsi yazıya geçirilir. Seçim kayda göre yapılır. Adım adım bir tarif için özet çoğu zaman yeter; bir uzmanla yapılmış uzun bir söyleşide tam döküm, okurun aradığı cümleyi bulmasına yarar.

Niğde merkezde öğle arasında kalabalık bir çay ocağında telefonuna bakan kişi videonun sesini açmaz; görüntüyü sessiz izler ya da geçer. Altyazı, yani konuşulanın görüntünün altında yazı olarak akması, o kişiyi videoda tutar. İşitme güçlüğü olan ziyaretçi için altyazı kolaylık değil, videonun anlaşılır tek hâlidir. Ay sonunda mobil paketi azalan üniversite öğrencisi de hesaba katılır: yazı, videoya göre çok az veri harcar.

Yazıya dökmenin beklenmedik bir yararı daha vardır: kayıttaki dil sürçmeleri kâğıtta görünür. Konuşurken “salı” yerine “çarşamba” denmiş, bir ölçü yanlış söylenmiş, bir adım atlanmıştır; dinlerken kimse fark etmez, okurken hemen göze çarpar. Düzeltme yazıda yapılır, videonun altına da bir not düşülür. Makinenin çıkardığı otomatik döküm iyi bir başlangıçtır; özel adları ve işin terimlerini sık sık yanlış yazdığından mutlaka okunur.

Her videoya ayrı sayfa açmak gerekmez. Kısa bir tanıtım görüntüsü ilgili hizmet sayfasının içinde durur; yanındaki yazı zaten onu anlatır. Ayrı sayfayı, tek başına bir soruya cevap veren kayıt hak eder: turşuluk lahananın nasıl seçileceği, kaplıcaya gelirken yanına ne alınacağı gibi. Site içi SEO çalışmasında videolu sayfalar gözden geçirilir; yazısı olmayan kayıtlar, “özeti yazılacak” notuyla düzeltme listesine girer.

Belgeler, Sertifikalar ve Üyelikler Sayfanın Neresinde Durmalıdır?

Niğde ilinde bir soğuk hava deposunun sitesinde, sayfanın en altında yan yana dizilmiş altı küçük resim durur: belgeler, üyelikler, birkaç amblem. Hiçbiri okunacak büyüklükte değildir; hangisinin neyi belgelediği de yazmaz. Ürününü aylarca emanet edecek üreticinin asıl sorusu ise yukarıda, depolama sayfasındadır: burayı kim denetlemiş, kim onaylamış? Cevap sayfanın dibinde, okunmayan bir resmin içinde kalmıştır.

Belgenin yeri, desteklediği sözün yanıdır. Depolama koşullarını anlatan paragrafın bitişiğinde deponun onay belgesi durur. Fidanlığın sayfasında, sertifikalı satılan çeşidin yanında o sertifikanın kendisi yer alır; yalnızca kapsadığı çeşit için, bütün fidanlar için değil. Üyesi olunan oda ya da birlik “hakkımızda” sayfasında, üyeliğin ne anlama geldiğini söyleyen bir cümleyle anılır. Söz ile kanıtı aynı ekranda görünmelidir.

Belge okunabilmelidir. Küçük resme dokununca büyüğü açılır; yanına yazıyla şunlar konur: belgenin adı, kimin verdiği, varsa numarası ve tarihi, hangi işi ya da ürünü kapsadığı. Yazı gereklidir, çünkü arama motoru resmin içindeki harfleri her zaman okuyamaz; sayfayı sesli dinleyen ziyaretçi de okuyamaz. Belgeyi veren kurumun sorgulama sayfası varsa bağlantısı eklenir; isteyen, belgenin geçerli olup olmadığına kendisi bakar.

Sayfanın altına dizilmiş küçük amblemler tek başına pek az şey kanıtlar. Ziyaretçi onları süs olarak görür; gerçek mi, güncel mi, bu işletmeye mi ait, ayırt edemez. Aynı amblemlere her sitede rastladığı için gözü üzerlerinden kayar. Açık adıyla, tarihiyle ve kapsamıyla doğru yerde duran üç belge, dipte sıralanmış on iki amblemden daha inandırıcıdır. Azı okunur, çoğu atlanır.

İki kural esnemez. Birincisi: alınmamış bir belge, yapılmamış bir üyelik, kazanılmamış bir ödül sayfaya konmaz; “başvurduk” ile “aldık” aynı şey değildir. Böyle bir amblem müşteriyi yanıltır, belgeyi veren kurumla da başınızı derde sokabilir. İkincisi: süresi dolan belge sayfadan iner ya da yenilendiği tarihle güncellenir. Geçen yılın tarihini taşıyan bir onay, hiç belge bulunmamasından daha kötü bir izlenim bırakabilir.

Belgeler ayrıca tek bir sayfada da toplanabilir; ama asıl işlerini iddianın yanında görürler. Site içi SEO çalışmasında sayfalardaki iddialara aynı soru sorulur: bunun bir dayanağı var mı, varsa nerede duruyor? Sağlama kâğıdında bunlar, sayfalardaki yazılar alanının satırlarıdır. Tutmayan satırlar, onayınızla o ayın düzeltme listesine girer; sağlama yinelendiğinde ilk kâğıt ile sonraki yan yana okunur.

Bulunamayan Bir Adrese Gelen Ziyaretçiye Sayfa Ne Sunmalıdır?

Bir müşteri, geçen yıl telefonuna kaydettiği bağlantıya dokunur; sayfa o günden bu yana kaldırılmıştır. Ekranda İngilizce bir satır, bir rakam ve bembeyaz bir boşluk belirir. Müşteri sitenin kapandığını düşünür; oysa site yerindedir, yalnızca o sayfa yoktur. Her sitede er geç böyle bir an yaşanır: adres yanlış yazılır, sayfa silinir, bağlantı eskir. Asıl mesele, o an ziyaretçiye ne söylendiğidir.

İyi bir “bulunamadı” sayfası üç iş görür. Önce düz bir cümleyle durumu söyler: aradığınız sayfa burada yok; taşınmış ya da kaldırılmış olabilir. Sonra yol gösterir: en çok aranan birkaç sayfanın bağlantısı, site büyükse bir de arama kutusu. En sonda telefon numarası durur; aradığını bulamayan kişi sorabilmelidir. Şaka yapan, suçu ziyaretçiye yükleyen ya da hiçbir çıkış göstermeyen sayfa bu işleri görmez.

Sayfanın bir de görünmeyen yüzü vardır. Sunucu, yani sitenin dosyalarını tutan bilgisayar, her isteğe bir durum bildirimiyle karşılık verir: sayfa burada, sayfa taşındı ya da sayfa yok. “Bulunamadı” sayfası ekranda ne kadar özenli görünürse görünsün, arama motoruna “yok” bildirimiyle gitmelidir. Kimi sitede bu sayfa “her şey yolunda” bildirimiyle gelir; arama motoru o zaman boş ekranı gerçek bir sayfa sanıp kaydedebilir.

Sık rastlanan bir kolaycılık, bulunamayan her adresi anasayfaya göndermektir. Belirli bir ürünü arayan ziyaretçi kendini anasayfada bulur; neden orada olduğunu anlamaz, aradığının kaldırıldığını da öğrenemez. Sorun görünmez olur ama çözülmez: site sahibi hangi adreslerin boşa düştüğünü artık göremez. Google da böyle topluca anasayfaya gönderilen adresleri çoğu zaman bulunamamış sayar. Kazanılan bir şey yoktur; kaybedilen, neyin eksik olduğu bilgisidir.

Yönlendirme, eski adresi açmak isteyeni durdurmadan yeni bir adrese taşıyan kuraldır ve yalnızca gerçek bir karşılık varsa kurulur. Kaldırılan bir peynir sayfasının yerine aynı ürünü anlatan yeni bir sayfa açıldıysa eski adres oraya bağlanır. Ürün artık hiç satılmıyorsa ve yerini tutan bir şey yoksa ziyaretçiye açıkça “yok” denir. Konusu benzemeyen bir sayfaya gönderilen kişi, hiç gönderilmeyenden daha çok şaşırır.

Bu sayfa çoğu sitede hiç ele alınmamıştır, çünkü site sahibi kendi sitesinde yanlış adres yazmaz ve onu hiç görmez. Site içi SEO sağlamasında olmayan bir adres yazılır ve karşımıza ne çıktığına bakılır: cümle anlaşılıyor mu, çıkış yolu var mı, sunucu “yok” diyor mu? Sağlama kâğıdında üçü ayrı satırdır. Site adresinizi bize bildirin; sağlamasını ücretsiz yapalım, tutmayan satırları birlikte okuyalım.

Sıkça Sorulan Sorular
Sitemde arama kutusu var ama oraya yazılanların kaydını hiç görmedim; bu kayıt nerede tutulur?

Kendiliğinden tutulmuyor olabilir. Ziyaretleri sayan araçların çoğunda, sitenin arama kutusuna yazılan sözcükleri saklayan bir ayar bulunur; kimi site yazılımlarına da bu işi gören ek bir araç kurulabilir. Ayar açıldıktan sonraki aramalar birikir, öncekiler geri gelmez. Bu yüzden ilk iş kaydı başlatmak, birkaç ay sonra da listeyi okumaktır.

Oraya yazmak videonun o sitede bulunmasına yardım eder, ama kendi sayfanıza bir şey katmaz; yazı başka bir sitenin sayfasında kalır. Videoyu kendi sayfanıza yerleştirip özetini ya da dökümünü oraya da yazarsanız, konuyu arayan kişi sizin adresinize gelebilir. İki yerdeki yazının kelimesi kelimesine aynı olması gerekmez; sitedeki daha ayrıntılı olabilir.

Süresi dolmuş bir belgeyi geçerliymiş gibi göstermek doğru olmaz. Belgeyi indirip yerine durumu olduğu gibi anlatan bir satır koyabilirsiniz: belgenin adı, hangi tarihe kadar geçerli olduğu ve yenileme başvurusunun yapıldığı. Okur açık bir açıklamayı, tarihi geçmiş bir resimden daha kolay kabul eder. Yeni belge gelince satır kalkar, belge yerine konur.

Bir iki öneri işe yarayabilir; yeter ki sayfanın asıl sözünü örtmesin. Ziyaretçi önce aradığı sayfanın olmadığını anlamalı, seçenekleri ondan sonra görmelidir. Sayfa bir kampanya afişine dönerse kişi yanlış yere düştüğünü sanır ve çıkar. En çok aranan üç dört sayfanın bağlantısı, çoğu zaman rastgele seçilmiş bir ürün önerisinden daha çok işe yarar.

Size daha iyi bir deneyim sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Dilerseniz inceleyebilirsiniz.

Size daha iyi bir deneyim sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Dilerseniz inceleyebilirsiniz.